*
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi;”
Beşerin azmini tevkîf edemez sun’-i beşer;”
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,”
Çünkü te’sis-i İlâhî o metîn istihkâm.”
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?”
Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat îman?”
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;”
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!”
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler…”
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.”
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,”
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.”
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,”
Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.”