Kader hep gülsün sana olmasın tuzak, iyilikler seninle kötülüklerden uzak, geleceksin diye, beklendin sabahlara dek. Hoş geldin güzel bebek.”
Benim ayakta duracak halim yokken, artık hayatta duracak, yaşamama sebep olacak bir bebeğim var. Allah’ım onun acısını yaşatmasın.”
Bebeğim çıkardığın anlamsız seslerine kurban olayım, o masum masum bakan gözlerinden öpeyim. Sen benim canımsın artık güzel bebeğim.”
Seni yaramaz karnımda durmadan yaramazlık yaptın. Şimdi elime düştüm senin minik mink ellerini yerim ben. Hoş geldin bebişim.”
Sorun çaresizlik değil, isteksizlik. İsteksiziz; çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey içimizdeki isteği öldürmektir. ”
Bahtın güzel, ömrün uzun olsun, umutsuz bakışların umutla dolsun. Seni mutlulukla, heyecanla bekledik. Hoş geldin bebeğim.”
Sen bana Yaradan’ımın en güzel hediyesisin, önce yüreğime sonra hayatıma düştün. Ve ilmik ilmik gönlüme işlendin.”
Çocuğunuzun büyüdüğünü nereden anlarsınız? Size soru sormayı keserler ve tabii nereye gittiklerini söylemeyi de. ”
Minik minik ayaklarına, yumuk yumuk ellerine, masum masum bakışlarına kurban olduğum bebeğim. Sen benim her şeyimsin.”
Masum bakışlı minik yavrum ömrün huzurlu bahtın hayırlı yüzün nurlu olsun. Allah’ım seni her zaman korusun.”
En güzel çiçeklerden daha güzel kokan, masum masum bakan canım bebeğim hoş geldin. Bizlere neşe ve mutluluk getirdin.”
Yuvamıza doğdun bir güneş gibi, artık sen bizim el bebek gül bebeğimiz olacaksın, inşallah hep mutlu olacaksın.”