Biz hallacı Mansur’a yanan ışıklardanız. Mevlana, Hacı Bektaş, Yunuslarca pirdeniz. Biz Rahman deryasında yunan aşıklardanız. Kalır mı ruhumuzda günah denen kirden iz.
*
KAPAT
Lütfen bekleyin
Paylaş
Cemal Safi Sözleri
Kaç gönülden geldim geçtim, sayamadım sayamadım. Kaç buseden aşkı içtim, doyamadım doyamadım. Tatlı geldi zor kolaydan, mutlu çıktım her olaydan, ne Gülay’dan ne Tülay’dan, cayamadım cayamadım.”
Sana ait evrenin bu muhteşem imarı. Sema eder yıldızlar senin emrine doğru. Sen sonsuz semavatın sırlarının mimarı. Ahatsın kâinatın ulu imparatoru.”
Ömrünün son faslını sessiz sakin asûde. Geçirmek istiyorsan hayıflanma beyhude. Şaha müdane etme şan için şaşa için, huzur-u mahşer için canı gönülden hu! De.”
Tahliyem çıktı sanma, sanma ki azâdeyim. Dilimi çöz de bari halimi arzedeyim. Sadakât sembôlüyüm diye büstüm dikildi. Müstesna müzedeyim, karasevda-zedeyim.”
Merhamet olmazsa kalp kiracında. Tahtın da kurtarmaz seni tacında. Bir kara sevdanın darağacında, senin de ipini çeken bulunur.”
Serviler diyarına seninle gitmek varmış. Sensiz hayat sırtımda hörgüç anladım baba. Hasretin çöl güneşi kalbi nasıl yakarmış. Gölgenin kıymetini gör-geç anladım baba.”
Söyle vicdanı kara söyle gönlü fukara, aman aman bir şarkı işittin mi şu ara? Sen dönmeden yağma yok şiir yok bestekâra, ehli söz kalem kırdı bana ağlar şuara.”
Sen gittin gideli olmadı gündüz, gözlerim sabahı görmedi henüz. Seninle olunca dağ tepe dümdüz, sensiz bütün yollar yokuştur bana.”
Aşkınla ne garip hallere düştüm! Her şeyim tamam da bir sendin noksan! Yağmur yaş demeden yollara düştüm, içim ürperiyor ya evde yoksan!”
Gök gibi gürledin durdun başımda! Buz gibi sözleri kırdın başımda. Ahiret suali sordun karşımda; kıyamet vaktini yaşadım bugün.”
Alıcı kuş gibi ağdın üstüme, canımı güç belâ taşıdım bugün. Kalıcı kış gibi yağdın üstüme, huyundan soğudum üşüdüm bugün.”
Böyledir kısrağın deli çağları. Çalmadan oynuyor kıza bak hele! Ben yarattım diyor alçak dağları, kafirin verdiği poza bak hele!”
Bu gece rüyama efkârlı girdin, ne derdin var ise yaz gönder bana. Cemâlin gülerken bir resim çektir, kederden arınmış yüz gönder bana.”
Bu nasıl edebiyat! Ne zavallı öğreti! Yalan yanlış bilgiler belleklerde iğreti aslını inkar eden zihniyet sayesinde, bir dörtlük yazamayan şaircikler türedi.”