Ey akıllar veren Allah’ım! İmdâda yetiş, her şeyi ancak sen dilersin, sen yaparsın, hiç kimse bir şey dileyemez ve yapamaz. Evvel de sensin, âhirde sensin. Allah’ım bize emirler verdin, tekliflerde bulundun. Kullukta bulunmamızı diledin. Lûtfet de secdeye
Emek ver, kulak ver, bilgi ver, ama sakın boş verme.”
Ey sıfatları açıkta olan, görünen, zâtı can gibi gizli olan Allah’ım! Senin zâtına yemin ederim ki, benim bütün dileğim, arzum, bütün isteğim, ancak sensin, ben seni seviyorum, seni istiyorum, başkasını değil! Allah’ım bana acımaktan vazgeçme… (25).”
Allah’ım, verdikerine razı olmayan, sızlanıp duran, feryad eden nefsimin elinden feryad ediyorum, başkasından şikâyette bulunmuyorum. Senden, maddî çıkarım için yardım isteyen kendimden sana şikâyette bulunuyor, adâlet istiyorum (23).”
Biz Hakk yoluna düşmüş sûfileriz. Biz padişahlar padişahının nimetlerini yiyenlerdeniz. Ya Rabbi! Bu kâseyi, bu sofrayı ebedî kıl, kıyamete kadar yaşat! (24).”
Allah’ım! Cennet karşılığında, müminlerin canlarını, mallarını satın aldığın gibi, kereminle, bizim su küpümüzü, testimizi de kabul buyur. Şu beş duygudan meydana gelen, şu beş musluklu beden testisini; içindeki suyu, her çeşit kirlilikten, pislikten sen ”
Ey tacı tahtı olmayan pâdişah! Bizim gibi biçârelere takılmış olan bu pek güçlü nefis bağını, senden başka kim çözebilir? Ey yarattıklarını çok seven, sevgi bağışlayan Allah! Bu çeşit sağlam kilidi senin lûtfundan, başka ne açabilir? İçinde kaldığımız bu ”
Ey gâibleri bilen Allah’ım! Bizi nefsin hileleri, kötü düşünceleri, kayaları altında ezme. Ey arslanlar yaratan Allah’ım! Eğer, biz bir köpeklik etti isek, nefs-i emmâre arslanını pusudan çıkarıp, üstümüze saldırtma. Aslında bize mânevî kuvvet veren, hoş,”
Ben öyle bir aşk susuzuyum ki, deniz, benim için bir yudum sudur; dağ ise küçük bir lokma! Allah’ım! Ben, ne biçim aç bir timsahım; ben ne ile doyacağım? Bana bir çare bul, yol göster! (16).”
Lûtufları ve ihsanları ile bizleri murada erdiren Allah’ım! Sen dururken, başkasını yâd etmek, ondan yardım istemek doğru olmaz. İlâhi, ezelde bize bağışladığın bir damlacık bilgiyi, kendi deryalarına ulaştır. Sen, bu bilgiyi, nefsânî isteklerden,toprakta”
Rabbim, şu taş kesilmiş kalbi sen mum gibi yumuşat, iniltisini tesirli ve acınır bir hâle getir ki, feryâdına yetişenler bulunsun (18).”
Allah’ım adam olmayanların canları bile lûtfunla adam oldu; canlara ulaşan ve onları can yapan ancak Sen’in lûtuf ve kerem elindir! Ben aşağılık, günahkâr bir kulunum; benim başarabileceğim temizlik ancak bu kadardır! Ey kerem sahibi Allah; elimin ulaşama”
Ey kıyâmet gününün, adâlet gününün Rabbi olan Allah’ım! Beni sağıma da dönersem sen döndür, soluma da dönersem sen döndür (15).”