Ey Allah’ın elçisi saadet ülkesinin sultanı sensin, vahdet beratında “La ilahe illa’llah, Muhammed Rasulullah” biçiminde yazılı olan da sensin.”
Ey Allah’ın elçisi seni övme bahçelerinde bir bülbülüm. sırf bu yüzden senin bir hastan iken şimdi gönül tabibi olma mertebesindeyim.”
Ey Allah’ın elçisi senin hasretinle gönlüme kan oturdu, artık cemalini (rüyada olsun) göstererek beni sevindir, çünki yanıyorum, yanıyorum.”
Ruhumda çok güzel yol alıp yer edindin sen, derdime çok güzel ilâçsın sen ey din ve imanım, ey cevherler dolu okyanusum.”
Ey Allah’ın elçisi aşkının yolunda o derece sabırsız ve tahammülsüzüm ki, seni her kim severse kendime onu rakip görüyorum.”
Ey Allah’ın elçisi ümmetinin günahı çoktan da çok olduğunda şöyle onlara göz ucuyla bir bakışın ne hoş gider.”
Ey Allah’ın elçisi Nebilerin önderi olmak sana yaraşır çünkü sen hacet sahiplerini hacetlerine kavuşturacak olan kişisin.”
Ey Allah’ın elçisi gönüllerin senin derdinle yanması bir saadettir, çünkü şu alemde yegane hakikat sensin.”
Ey karanlık gecelerin aydınlık ışığı, ey yolunu şaşırmışların yol göstericisi, ey her kafilenin kıblesi, ey kervanımın klavuzu.”
Ey Allah’ın elçisi gönüller senin aşkınla inleyen birer tutkundur, o halde yolunda başım ve canım feda olsun.”
Ey Allah’ın elçisi senin ayrılığında cefa dikenleriyle incinmedeyim, sanki gül bahçesinde sesi kısılmış bülbülüm.”
Ey Allah’ın elçisi sen hakikatler ilminin mahremisin, bu yüzden varlık aleminin yaralarının merhemisin.”