Kadeh dilin mührünü açtığın da ağzınızdan çıkan kelimelerin tadına bakın çoğu zaman acı bir tat bırakır. Kardeş Payı
*
KAPAT
Lütfen bekleyin
Paylaş
Kadeh Sözleri
İçmiyorum sanma sakın ola! Bu gönülde defalarca rakı masaların kuruldu. Masada iki kadeh, biri bana diğeri hayali sana. Hayali sana kadeh kaldırıp, ondan seni diledim onlarca kez. Çaresizliğime bakar mısın? Fırat Dere”
İçinde örümcek eritilmiş bir kadehi kafaya dikip gidersin de, zehirlenmezsin yine de, çünkü zihnine bulaşmamıştır; ama o iğrenç şey gözlerinin önüne konursa, onu nasıl içtiğini öğrenirsen, kıvrana kıvrana patlarcasına çıkarırsın yuttuğu”
Sıra hep son kadehe geliyordu. Dudakların başkalarının masasında lâle. Ben boynumdaki ipe bir düğüm daha atıyordum. Peşinden başka gidecek yer yoktu. Seni artık hiç sevmediğim halde. Cemal Süreya”
Fazla arkadaşın olmasın. İki dost yeter sana dertleşecek, kafa dağıtacak. Bir masada oturup bir iki kadeh içebileceğin ve ona karşı küfürler edebileceğin. Hani senin kötü olmanı hiçbir zaman istemeyek cinsten dostlar. Emin ol, bu iki dost yanında olduğund”
Ey sevgili; felek seni arzulamanın meclisinde dönüp dolaşmakta olan bir kadehtir. Şafağın kırmızılığı ise, senin aşkının şarabından o kadehin dibinde kalmış bir yudumdur. Bâki”
Son kadeh içilmiş, son söz edilmişti. Bir düşünce sardı hepsini. Bir hatıra, bir hırs, bir kıskançlık, bir yanıltı, bir kadeşlik, bir yanlışlık, bir kin, bir ümid, bir şey, insana ait. Özdemir Asaf”
Günün birinde ya çıldıracağız, ya da dünyaya hâkim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalinizin şerefine birkaç kadeh içelim. Sabahattin Ali”
Bir sandalyede ben, kadehlerimizde Kulüp rakısı. Ve dudaklarımızda yarım kalmış mısralar. Hala gözlerimin önündedir, o sarhoş gecenin hatırası. Ümit Yaşar Oğuzcan”
Burası Dalyan Kahvesi. Ortalık süt mavisi. Apostol bu ne biçim meyhane! Tabağımda bir bulut, kadehimde gökyüzü. Oktay Rıfat”
Ben içerim, ama sarhoşluk etmem. Kadehten başka şeye el uzatmam! Şaraba taparmışım, evet, taparım; ama senin gibi kendime tapmam! Ömer Hayyam”
Öyle kaybettim ki kendimi aşk içkisiyle, anlamıyorum dünya nedir? Ben kimim, saki olan kimdir ve içki kadehi nedir? Unuttum! Fuzuli”
Akışın neredeyse pek yoğun geliyor bana, ey haz pınarı! Doldurayım derken, sık sık yeniden boşaltıyorsun kadehi! Friedrich Nietzsche”
Yıkılmış yuvama kaldırıyorum kadehimi… Kin, öfke dolu hayatıma, yalnızlığına ikimizin ve sana kaldırıyorum, şerefe!”
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada, ve şu saat geldiğin anda durabilir sevincinden. Ümit Yaşar Oğuzcan”