Bazen kaplumbağa olmadığım için üzülüyorum, çünkü kaplumbağa olsam üzülmezdim.
*
KAPAT
Lütfen bekleyin
Paylaş
Kaplumbağa Sözleri
Yirminci yüzyılda uygarca direnişin adıdır “medeni cesaret”. Bu konuda çok zengin değil toplumumuz. Bir kaplumbağa gibi yaşamayı, bir “sürüngen” gibi beslenmeyi, bir “yılan” gibi yükseklere tırmanmayı hüner saymışız yıl”
Kadim zamanlarda Osmanlı Hükümdarlığı’nda, kaplumbağa terbiyecileri varmış. Bu kişiler; ney ve def enstrumanları ile kaplumbağaları kısmi derecede eğitir, ortak bir disipline sokarlarmış. Geceleri Haliç’e inen tebaa, denizde”
Hayalperest -ayrıntılı bir tanım gerekirse- insan değil, biliniz ki ortalama cinsten bir varlıktır. Daha çok erişilmez köşelerde bir yerlere yerleşir, orada neredeyse gün ışığından bile saklanır. Ve eğer içine kapandıysa da, o köşeye sümüklüböcek gibi yap”
Bizim görevimiz balina, fok ve yunus katilleri, kaplumbağa öldürenler ya da okyanuslarımızdaki çeşitliliğin ölümüne katkıda bulunan insanlarla tartışmak değil. Görevimiz; insanlığın çağlar boyu süren evrimi sırasında peşi sıra sürüklediği ölüm ve sadizm m”
Zaten bu toplum, aydınları, ileriyi görenleri, erken doğmuşları yiyerek geliştiği içindir ki ilerleme kaplumbağa hızına eşit olmaktadır. Bu düzensiz toplumda mert insanın, iyi insanın, aydın insanın manevra alanı çok dardır. Orhan Karaveli”
Çok konuşuyoruz. Bu zekice konuşmaların hiç ama hiçbir değeri yok. İnsanı kendi kendisinden uzaklaştırır, o kadar. Kendi kendinden uzaklaşmak da günahtır. Yapılması gereken, insanın tıpkı bir kaplumbağa gibi kendi içine girip yerleşebilmesidir. Hermann He”
Ama öğrenmek kolay değildir, bir kaplumbağa gibi sabırlı, başı göklere değen yalçın kayaları un ufak eden rüzgar kadar inatçı olmalısın. Ahmet Ümit”
Zaman, bazen bir kuş gibi çabuk, bazen de bir kaplumbağa gibi ağır geçer; bunu herkes bilir. Fakat bunun en iyisi zamanın çabuk mu, yoksa ağır mı geçtiğini insanın fark etmeyişidir. lvan Sergeyeviç Turgenyev”
Kaplumbağa terbiyecisi tablosunda herkes kaplumbağalara baktı, kimse pencerenin üstünde ne yazdığını görmedi. Şifa’al-kulûp lika’al Mahbub”
Bir salyangoz kadar biliyordu, bir kaplumbağa kadar biliyordu, bir insan kadar niye bilmesindi ki, kuş? Bilmek için yaşlanmak mı gerekirdi yalnızca? Meral Meri”
Kabuğuna çekilmiş bir kaplumbağa gibi yaşıyordu; herkesle her tür ilişkisini kesmişti. Dostoyevski”
Sırtüstü kalmış kaplumbağa gibi hissediyorum ya gökyüzünü görmek mutlu ediyor ama yürümek de istiyorum.”
Kaplumbağa olmakta ne güzel. Ne zaman istersen çek kafayı uyu. Hem kira derdi de yok oh mis.”
Yavaş yavaş ölüyoruz, dedi kaplumbağa, Haklısın, dedi kelebek ne uzun bir gün. Nafer Ermiş”