*
سُلْطَانٌ بِلاَ عَدْلٍ كَنَهْرٍ بِلاَ مَاءٍ”
Adaletsiz sultan, susuz bir nehir gibidir.”
سِلاَحُ الضُّعَفَاءِ الشِّكَايَةُ”
Zayıfların silahı, şikâyettir.”
السُّكُوتُ لِلْعَالِمِ زِينَةٌ وَلِلْجَاهِلِ سَتْرٌ”
Sükût, âlim için süs; câhil için bir örtüdür.”
السُّكُوتُ أخُو الرِّضَا”
Sükût, razı olmanın kardeşidir. (Sükût, ikrardandır)”
سِرُّكَ أسِيرُكَ إذَا نَطَقْتَ بِهِ فَأنْتَ أسِيرُهُ”
Sırrın esirindir. Konuşursan, sen onun esiri olursun.”
الْحُرُّ عَبْدٌ إذَا طَمَعَ وَالْعَبْدُ حُرٌّ إذَا قَنَعَ”
Hür kişi, tamah ettiğinde köle; köle, kanaat ettiğinde hür kişi olur.”
جَوَابُ السَّفِيهِ السُّكُوتُ عَنْهُ ”
Bu cümleyi aşağıdaki şekilde de ifade edebiliriz.”