Ve sen hiçbir zaman sol anahtarı yaptıracak bir çilingir bulamazsın. Bana kalırsa sen ömrünün sonuna kadar o şarkının kapısında kalacaksın!”
Bir silahım olsaydı bir silahım. Yoksulluğu şakağından Kaybetmeyi kalbinden ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.”
Yağmalandı kalbim ömrüm her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı yenik düştüm bu savaşta neyleyim bir mezar nasılsa işte öyleyim…”
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leylanın yüzünü görenler bilir Mecnunun kalbine batan dikeni!”
Bir gün bir rüzgâr eserse oralara. Benim sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına unutma! Sende bana bir tutam sevgi yolla.”
Sana kavuşmak değil niyetim merak etme! Yolda bir dilenci görsem para bile vermiyorum Allah sevdiğine kavuştursun der diye.”
Olsun be aldırma. Yaradan yardır sanma ki zalimin ettiği kârdır mazlumun ahi indirir sahi. Her şeyin bir vakti vardır! ”
O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. Ve umurumda değil hiç kimse ne halim varsa görmekle meşgulüm.”
Dediler ki eskiden böyle değildin içine kapandın… Dedim ki: içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.”
Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın…”