Ruh Halim: Kendimi araba farı gibi hissediyorum kimi zaman uzunlarım, kimi zaman kısalarım aydınlatıyor etrafı. İçim ise hep karanlık.”
Ruh Halim: Boğaz köprüsünün ayağı gibi hissediyorum kendimi, üstümde olanlardan habersizce ağırlığın şiddetiyle beli bükülen bir köprü bacağı.”
Ruh Halim: İçinde viski içilmiş bir çay bardağı gibiyim, batılı mıyım yoksa doğulu muyum karar veremiyorum.”