Akşam alacasında gökyüzünde kırılmış bir hilal görüyorum. Salıncak, sahibini düşürmüş, harlı. Sadece bir an. Başımı çevirdiğimde apartman üstümüze doğru inerken.”
Eskiden hiç çıkmazdık parktan bir köşesinde salıncak, sanki güvercinin uçtuğu gibi süzülürdük havada, şimdi o salıncağı özlüyor insan.”
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte. Cemal Süreya”
Hani çocukken hep koşardık da paylaşamazdık ya salıncağı, şimdi yine olsa koşardık bu sefer beraber sallanırdık.”
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi sevdim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte.”
Kimse için üzülme senin kendini astığın ağacın diğer dalında gün gelir üzüldüklerin salıncak kurup sallanır.”
Hiç bitmeyen dertleri bir salıncakta sallandırsakta her dert bir yere savrulsa, fena olmazdı.”
Gökten bir salıncak inecek aşağı, seninle bineceği içine, salıncak bizi alıp gökyüzüne çıkaracak.”
Hayat, ufacık bir çocuğun salıncağa bindiğinde söylediği söz gibidir; salla!”
Dallarına salıncak kurardı çocuklar, hızlı yaşanan bir hayatın şarkılarıydı salıncaklar.”
Kaç yaşında olduğum önemli değil, eğer boş salıncak görürsem sallanırım!”
Söylesene! Ağaçlara salıncak kuruyorlar diye mi öldürüyorlar çocukları? Liya Zerya”
Hayat uyum ve uyumsuzluk arasında gidip gelen bir salıncak değil miydi?”
Hayat uyum ve uyumsuzluk arasında gidip gelen bir salıncak değil miydi? Anonim”