Unutamayacağım iki şey var hayatta. Bir gözlerime derinden baktığın an. İkincisi o gözlerimden yaş olup aktığın an!”
Hani derler ya dünyaya bir kere daha gelsem yine seni severdim diye. Değil seni sevmek, yanından geçersem Allah belasını versin.”
Şöyle geçmişe dönüp bir baktım da, daha harf olmayı becerememiş insanları cümle sanıp, ne kadar da derin anlamlar yüklemişim!”
Yalanım yok aklımdasın hala. Ne yapayım sevgilim bu da benim kusurum gereksiz şeyleri çok takıyorum kafama!”
Yarım bırakmayı seviyorsun sen belki de sen haklısın. Ama unutma iskenderi yarım yesen de tam hesap ödersin.”
Ben en azından katilimi tanıyorum. Fakat sen bir gün sevilmediğin bir yürekte kim vurduya gideceksin!”
İçemediğin rakıyı bar dağına yapa mayacağın sözü diline seve meyeceğin insanı gönlüne koy mayacaksın.”
Aşığım sana’ cümlesinin sonundaki ‘a’ harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, sen hala aşığım san beni.”