Ama biz dağınık kaldık. Sevgimizle sevgisizliğimizle. Mutluluğumuzla mutsuzluğumuzla. Özlemlerimizle yitikliğimizle. Her neyse her neyse…”
Sanırım hiçbir şeyin öyle pek tamamlanmadığı. Bir çağda yaşıyordum. Ve bütün eksik kalmaların… Sessiz ve ünü olmayan bir tanığıydım ben.”
Ah şu yağmurlar durmasa ya ne güzel ıslanıyor ilkyaz ne güzel ne güzel ne güzel denize zorla sokulmuş ağlamaklı bir çocuk gibi.”
Kimse görmüyor bizi. Göremezler ki. Uçup uçup konuyoruz yerlerimize. Bir konfeti demetinden kopmuş gibi. Düşlerimizden saçılmış gibi.”
İçime siner mahallenin kokusu. Gökyüzü karışıksa kuşların işi… Ya içim içime sığmıyorsa. Ne denir kötüdür insanların gidişi.”
Sınırsız bir uykusuzluktur böyle. Her yolculuğum benim. Koşuşan geyiklerle dopdolu ve uçan balıklarla…”
Bir sokakta bir aşağı bir yukarı… Saatlerce dolaşanların hemen hemen bildiği… Amansız bir güceniğim.”