İki arada bir derede olurdu olmayacak olan ne varsa… Bin dereden su getirirdi insan iki araya girmemek için oysa.
Babaanne
Babaanne sözleri ve alıntılarından seçilmiş içerikler.
57 söz listeleniyor.
Babaannem derdi ki; köre yüzünü, sağıra sözünü süsleme kızım yorulursun. Ancak gönlüyle göreni sırdaş bil, kardeş bil, yoldaş bil nolursun.
Kurnazın pabucunun topuğu yoktur. İzsiz sızdırır sızdıracağını; sessiz kızdırır kızdıracağını. Çok iyi bilir kimi pusturup, kimi azdıracağını.
Babaannem derdi ki; bazen bir tülbende sığan baş, koca bir dünyaya sığmazmış. Kader alacağını, verdiğinin gözlerinden afiyetle sağarmış.
Babaannem derdi ki; yürek acısını sadece yüreği olanlar, bir yürekte can bulanlar, yüreği kendinden gayrı bir yürek için vuranlar bilir.
Ayak yorgana, dil yorguna, akıl yaradana, gönül yar olana göre düstur bellermiş de; dizin yordurana, nazın kandırana, sızının yandırana sözü geçmezmiş.
İnsan özlemlerinde bir yayla çiçeğiyse kapının eşiği bile gurbettir. Gözler, ne zaman geleceği belirsiz arsız bir sağanak, gönü, her dem rutubettir.
Söz vermenin vebali yüktür. Günahı da, sevabı da büyüktür. Allah’tan gelen kazaya, kuldan gelen cezaya ihtimal bırak. Verdiği sözü tutmayanın defteri her zaman dürüktür.
Babaannem derdi ki; zor günler insana, görmediğini gördürür, bilmediğini bildirir. Dert ettiği küçük şeylerin ateşini söndürür ve eskisinden daha fazla düşündürür kızım.
Babaannem der ki; yeller, hafifleri götürür, ağırlar kalır. Seller, iyileri de kötüleri de alır. Yelin de hikmeti var, selin de kızım. İnsan neyin yel, neyin sel olduğunu yaşadıkça tanır.
Babaannem derdi ki; horozun öttüğünü duyarsan dua et, çünkü horoz rahmetin indiğini görürmüş. eşeğin anırdığını görürsen Allah’a sığın, eşek şeytanı gördüğü için anırırmış.
Kilitsiz ağız misafire de han, hırsıza da. Herkese verecek bir söz bulursun; söyleyecek lafın olur mu arsıza da? Sen yüzünde özünü görebildiklerini kuşan. Mutlu mu olur sanırsın otun bokun derdine koşan?
Elden ayaktan düşmeden ölmek önemli değil kızım. Gözden, gönülden düşmeden ölmeli. Başa yaş mı soruyorsun? Her zaman kopmaz ki inceldiği yerden. İnsan eteğindeki taşlarla da yaşamayı bilmeli.
Babaannem der ki; ekmek elden su gölden zamanlar en güzel yaşlarındır. Büyüdükçe taş kemirirsin. Duyun durusu senin, sözün bulanığı benim olsun. Sözü taşımak pek güçtür, bunu ancak büyüyünce bilirsin.
Canı- gönülden gelen, bırak yanında eğlensin. Sen tüm kötülüklere diş bileyen ve en güzeli dileyensin. Anlaştığına kenetlen. Varsın aynı göğü paylaşan karga da, kartal da layık olduğu dala pençelensin.
Babaannem derdi ki; derdine dert deme kızım. Derdin sana yaşamak için dermandır. Bilesin ki her dert dediğin senin dayanma gücünü sınayan fermandır. Dönersin, dolaşırsın, kendine gelirsin. Derdi olmayan kendine yabandır.
Babaannem derdi ki; hırsızı evine kadar kovalama candan olursun. Densizi dibine kadar sorgulama elden olursun. Bir düşman çok, bin dost azdır kızım. Yaş tahtanın kazası fenadır. Adımlarını ardını görerek at nolursun.
Babaannem der ki; yarini, yarenini iyi seç kızım. İtle yatan bitle kalkar. Gerekirse yalnızlıktan korkma. Sadece kendine tıngırdat yaşamın telini. Dostun postu eskimez de, ederinden fazla değer verdiğin, yüzünün astarını çabuk yırtar.